Hakimlerin Bağımsızığı, Bizlerin Teminatıdır-Güner YİĞİTBAŞI
Sabah Gazetesi yazarı Emre AKÖZ ün 14.01.2010 tarihli Sabah Gazetesindeki köşesinde yer alan, “Yargıda Tarafsızlık Bağımsızlıktan Daha Önemli Bir Değerdir” başlıklı yazısını okuyunca hayretler içinde kaldım.
Yazının başlığından da anlaşıldığı gibi, Sayın Emre AKÖZ'e göre, yargıda tarafsızlık ile yargıda bağımsızlık, birbirinden farklı ve bağımsız iki ayrı kavram sanki.
AKÖZ'e göre, yargı tarafsız olsun, ancak bağımsız olmasın.
AKÖZ soruyor.
Yargının tarafsızlığı mı, yoksa bağımsızlığı mı daha önemli?
Adalet bekleyen insanlar açısından önemli olan, yargının tarafsızlığıdır diyor AKÖZ.
Sonra yine soruyor..
Eğer, hukuk adaleti sağlamak için değilse, ne için var?
Sonra kendisi cevap veriyor ve..
Yargıda tarafsızlık, bağımsızlıktan daha önemli bir değerdir, diyor.
Sonra ,okuyucularına, hangisini tercih edersiniz diye soruyor...
Karşınızda, yüzde yüz bağımlı, ama, kesinlikle tarafsız bir yargıcın olmasını mı?
Yoksa, yüzde yüz bağımsız, ama, kesinlikle taraflı bir yargıcın olmasını mı?
Bu ne cahillik anlamak mümkün değil.
Şayet, ortada bir cahillik yoksa, halkı kandırmaya yönelik bir kastın varlığı inkar edilemez.
Yargının tarafsızlığını ve bağımsızlığını, birbirlerinden müstakil, iki ayrı kavram olarak kabul etmek mümkün değildir. Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı, tıpkı madalyonun iki yüzü gibidir.
Tarafsızlık, paranın tura kısmı ise, bağımsızlık da, paranın yazı kısmıdır.
Bu iki kavramı birbirinden ayırmak mümkün değildir.
Yargının bağımsızlığını sağlamadan, yargıdan tarafsız karar vermesini beklemek mümkün değildir.
Bu itibarla, yargıda tarafsızlığın, bağımsızlıktan daha önemli bir değer olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir. Zira,Yargıda bağımsızlık, yargının tarafsızlığının güvencesidir.
AKÖZ'ün, okuyucularına sorduğu;
Karşınızda, yüzde yüz bağımlı ama kesinlikle tarafsız bir yargıcın olmasını mı?
Yoksa, yüzde yüz bağımsız ama kesinlikle taraflı bir yargıcın olmasını mı?
Hangisini tercih edersiniz? Sorusu, abesle iştigaldir.
Zira.
Yüzde yüz bağımlı olan bir yargıcın, aynı zamanda tarafsız olması mümkün değildir.
Bu nedenle; AKÖZ' ün iddia ettiği gibi, yüzde yüz bağımlı, ama kesinlikle tarafsız bir yargıcı bulabilmek ütopyadır.
Yüzde yüz bağımsız bir yargıcın da, taraflı olması tamamen imkansız değilse de, yüzde yüz bağımsız olan yargıçların çok büyük ekseriyetinin tarafsız olacakları, kesindir.
AKÖZ' ün demek istediği gibi, yargının bağımsızlığı, yargıçların başına buyruk keyfi ve taraflı karar vermelerinin nedeni değildir. Yargı, yargıçların tarafsız ve daha adil kararlar verebilmeleri için bağımsız olmalıdır. Bağımsızlık, tarafsız karar verebilmenin ön şartıdır.
Yargıçlara tanınmak istenen bağımsızlık, yargıçların şahıslarına, onların kara kaşlarına ve kara gözlerine tanınan bir imtiyaz değildir. Yargıçlara tanınan bağımsızlık ve bu bağımsızlığı sağlayan teminatlar, biz vatandaşların daha adil ve tarafsız bir şekilde yargılanabilmemizi adil yargılanma hakkından yararlanabilmemizi sağlamak içindir.
Ender de olsa, bazı yargıçlarımız tarafından, yargı bağımsızlığının kötüye kullanıldığı, bu bağımsızlığın kendi şahıslarına tanınmış bir imtiyaz olarak algılandığını görüyoruz. Yargı bağımsızlığının az da olsa bazı yargıçlar tarafından kötüye kullanılması, yargının tarafsızlığının garantisi olan ve kamunun yararı için yargıçlara tanınan yargı bağımsızlığının önemini ve değerini asla ortadan kaldıramaz.
Yargıda tarafsızlık, bağımsızlıktan daha önemli değildir.
Bilakis, yargıda tarafsızlık, yargıda bağımsızlığın doğal bir sonucu olup, bu iki kavram, birbirinden ayrılamayan bir bütündür. Birisi olmaz ise, öteki de asla olamaz. Tıpkı, etle tırnak gibi




Yorum gönder