Dijital Çocuklar Çağı-Erdal ATABEK
Sevgili Figen Atalay bir raporu ele aldı: Dijital Çocukların Çağı.
Avrupa genelinde altı ülkede 8-14 yaş arasındaki 3 bin 200 çocukla yapılan araştırma önemli sonuçları ortaya koyuyor.
Bu çocuklar 1997 ile 2003 yılları arasında doğanlar. (Belki 1996-2002 doğumlular)
Her durumda 21. yüzyılın çocukları.
Bu çocuklara ‘XD Kuşağı’ adı verilmiş, X Kuşağı’nın Dijital Çocukları demek oluyor.
X Kuşağı renkli televizyonla doğuyordu. Bu kuşak internetle büyüyor.
Ne demek ‘internetle büyümek’?
İşte bakın, ne demekmiş?
Bu çocukların yüzde 95’i ‘internetin önemli olduğu’na inanıyor.
İnternetle ne mi yapıyorlar?
‘En yaygın olarak oyun oynuyorlar yüzde 74. ikinci olarak ödevlerini yapıyorlar yüzde 59.
‘ Yüzde 53’ü okul dışında da arkadaşlarıyla konuşma olanağını internetle buluyor.’
‘Yüzde 44’ü internetin arkadaşlarıyla bağlarını koparmamasına yardımcı olduğu kanısında’.
Ama gene de ‘en çok tercih edilen, yüz yüze arkadaşlarla sosyal temas’, yüzde 30.
Sonra ‘mesajlaşma, SMS, yüzde 15’.
‘Çevrimiçi sohbet, yüzde 14’
‘Cep telefonu, yüzde 8’
Gene de toplamda, dijital haberleşme ağır basıyor.
En beğendikleri kişiye gelince, anne, yüzde 43.
Sonra da baba, yüzde 30.
Dijital çağın çocukları da olsalar gene güvene muhtaçlar gene şefkat arıyorlar.
Elbette öyle olacak ama çok önemli değişimler var.
1. Çocuklar artık ekran karşısında daha çok kalıyor, daha çok işlem yapıyor.
2. 21. yüzyıl çocukları kişisel bilgisayarlarının daha çok başında.
3. Daha katılımcı bir kuşak oluyorlar, daha görsel algıya dayalı bir öğrenme modeli.
4. Görme zamanı uzuyor, düşünme zamanı kısalıyor mu? Düşünülmesi gerekir.
5. Daha hızlı algılıyorlar ama dikkatleri daha kısalıyor mu?
6. Çok yaygınlaşıyorlar, yüzeylerde mi gezinmeyi öğreniyorlar?
Bu özelliklerin işaret ettiği değişmeler çok önemli:
- Öğrenme ve öğretmen yöntemlerinin çok değişmesi gerekiyor.
- Öğretmen kavramının ve işlevinin çok değişmesi gerekiyor.
- Sosyal değerler değişiminin çok iyi değerlendirilmesi gerekiyor.
- Zihinsel işlem sürecindeki değişmeye çok dikkat edilmesi gerekiyor.
- Seçme, seçenek oluşturma, karar verme süreçleri nereye gidiyor?
Aile içi iletişimde, eğitim kurumlarında, mesleğe yönelimlerde hepsi de çok önemli değişimlerdir bunlar.
Kavranmakta gecikilirse bugünkü sorunlar çok büyüyebilir.
Dikkat edilmesi gereken sonuçlardır bu araştırmanın ulaştığı noktalar.
‘Günümüzün gençliği değişiyor’ demek yeterli değil...




Yorum gönder