Aha Şuraya Yazıyorum!-Erdem AKYÜZ
Büyüklerimiz, tarihe not düşecek kadar önemli bir söz söyleyecekleri zaman, işaret parmakları ile boşlukta bir yeri gösterip “Aha şuraya yazıyorum” diyerek; kehanetlerini, kemali ciddiyetle söyler ve daha sonra boşluğa bir yere yazdıkları sözlerinin altına bir mühür basar gibi, başparmaklarını sıkı sıkıya basarak etrafı manidar gözlerle süzerlerdi.
Şimdi “erken seçim” söylentileri aldı yürüdü ya, ben de “Aha şuraya yazıyorum : Erken seçim değil, vaktinde seçim bile olmayabilir” diyorum.
Peki, bu nasıl olacak ?
Anayasada esasen, seçimlerin geri bırakılmasına ilişkin hükümler var. Anayasa değiştirilip “sivil anayasa” yapılacağına göre “daha da sivil anayasa” yapılarak seçimler bir “tarih-i meçhule” ertelenebilir.
“Olmaz, olmaz” demeyin; “Olmaz-olmaz.”
Hem buna kim karşı çıkacak ?
Yalnız iktidarı değil, muhalefet milletvekillerini de korku aldı. “Gidip de gelmemek var”. Böylece; kimi zaman sevişerek, kimi zaman dövüşerek devam eder giderler.
Son seçimde de, ondan önceki seçimde de bir SECSİS projesinden söz edildi ama kısa sürede unutuldu gitti. Zira hiç kimse uzun süreli ve ciddi işlerle uğraşmak istemiyor.
Bilindiği üzere SECSİS uygulaması, MERNİS ve UYAP ile birlikte, Türkiye’nin “harika üçüzlerinden” biri.
“Merkezi Nüfus İdare Sistemi” anlamına gelen MERNİS ile, 70 milyonluk Türkiye’de, kayda giren kişi sayısı 120 milyonu buldu.
“Ulusal Yargı Ağı Projesinin” ilk harflerinden meydana gelen UYAP ile, merkezi idare ve yönetimin; bütün davalara ve yargı bilgilerine girebildiği, taraflar hakkındaki her türlü bilgi ve belgeye ulaşabildiği söyleniyor.
“Bilgisayar Destekli Merkezi Seçmen Kütüğü Sistemi”ni ifade eden SECSİS ile 81 İl, 733 İlçe ve 43 milyon seçmen ile ilgili bilgiler, yapılan seçimler, kullandıkları oylar ve seçim sonuçları tek bir merkezde toplanarak düzenlenip kontrol edilebiliyor.
Bilgisayar yazılım sistemlerine girerek, oyların gideceği adresi değiştirmenin mümkün olacağı söylendi. Gizli servislerin, en gizli sistemlerine, en korunaklı bankaların kasalarına girip, bilgi ve para aktarımı yapılabildiğine göre, sisteme egemen olan “gizli ve kutsal bir el tarafından” böyle bir şeyin “kullanılan oyların gideceği adres için” yapılabilirliği de gözardı edilmemelidir.
Sanal iletişimin geçerli olduğu çağımızda, bilgilere ulaşmak için, pencereyi kırarak binalara girmek gerekmiyor. Şifreleri kırmak yeterli oluyor.
Milli bir yapısı olmayan ve ulusal bir temeli bulunmayan bu sistemler aracılığı ile yerli ve yabancı “Büyük Ağabey” vatandaşı gözetliyor, izliyor, kontrol ediyor, yönlendiriyor ve denetliyor.
Ben de “Aha şuraya yazıyorum : Bizler laf olsun torba dolsun diye; kozmetik oda tartışmaları, keşke olmasaydı dizileri, Dolmahahçe Sarayında Lale Devri sanatçı toplantıları gibi işlerle uğraşırken, atı alan Üsküdar’ı geçecek”.
Benden söylemesi...



del.icio.us
Digg
Yorum gönder