Anasayfa | Türkiye Siyaset | Kerpiç Üstüne Kurdum Binayı-Deniz KAVUKÇUOĞLU

Kerpiç Üstüne Kurdum Binayı-Deniz KAVUKÇUOĞLU

Yazar:
Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
Kerpiç Üstüne Kurdum Binayı-Deniz KAVUKÇUOĞLU

Okçular, Elazığ’ın Karakoçan ilçesine bağlı, yaklaşık 350 olan nüfusunun tümü zaman içinde Alevilikten Sünniliğe dönmüş, anadili Kırmançi olan yoksul bir Kürt köyü. Okçularlılar biraz çiftçilik, biraz da hayvancılıkla hayata tutunmaya çalışıyorlar. Köyde bir ilköğretim okulu ve sağlık ocağı olmasına karşın içme suyu ve kanalizasyon şebekesi ile doktoru, ebesi, PTT acentesi bulunmuyor.

Okçular, çok eski bir köy; ilginç bir öyküsü var. Adı, Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın okçularından Okçu Yusuf’tan gelmedir. Mevlana Celaleddin Rumi’nin babası Bahaeddin Veled’in müridi olan Okçu Yusuf, Celaleddin Rumi, babası ve müritleriyle Konya’ya gitmek üzere Belh’ten çıktıktan sonra bir süre bu köyde kalmışlardır. Alaaddin Keykubat da Okçu Yusuf’la burada tanışmış, onun ok atmadaki ustalığına olan hayranlığının ifadesi olarak köyü kendisine bağışlamıştır.

Köy ne değin eski ise köyde kullanılan kerpiç yapı teknolojisi de o değin, hatta çok daha eskidir. Bilindiği gibi ilk kez Mezopotamya’da görülen kerpiç yapıların tarihi M.Ö 6000-5000 yıllarına uzanmaktadır. Anadolu’da ise ilk örnekleri Caferhöyük, Akarçay Tepe ve Çayönü’nde görülen, çağımıza göre geri ve depreme dayanıksız, ölümcül bir teknolojidir.

Toprak, su ve saman karışımından elde edilen balçığın tahta kalıplara dökülerek kurutulmasıyla elde edilen bu yapı malzemesi deprem kuşağında bulunan Anadolu’da tarihten günümüze dek yüz binlerce insanın yaşamına mal olmuştur. Son Elazığ depreminde 51 ölümün çoğu kerpiç evlerin çökmesi sonucu gerçekleşmiştir. Dolayısıyla çiğ kerpiç mutlaka vazgeçilmesi gereken bir yapı malzemesidir.

***

Ne var ki vazgeçilememektedir; yoksulluk buna engeldir. Deprem ölümlerine bir sorumlu, bir suçlu göstermek gerekiyorsa ‘suçlu’, ‘kerpiç’ değil, insanları bu ölümcül malzemeyi kullanmaya zorlayan yoksulluktur. Başbakan’ın, “Suçlu kerpiçtir!’’ demesi kolaycılıktır, gerçeği gözden kaçırmaya yönelik bir davranıştır.

Türkiye, ekonomik yönünü kapitalizm olarak belirlemiştir. İnsanın insan tarafından sömürülmesi zemininde işleyen kapitalist düzende ülkenin zenginlikleri toplumun görece dar bir kesiminde toplanırken, geniş kitleler sürekli olarak görece yoksullaşırlar. Özellikle kapitalizmin çarpık olarak geliştiği Türkiye gibi ülkelerde yoksulluğun en derin belirtileri Okçular gibi kırsal yerleşim bölgelerinde görülmektedir.

Türkiye kapitalizminin edinilen zenginlikleri ülke geneline yaymak, toplumun geneline adil olarak paylaştırmak gibi bir sorunu yoktur. Kapitalizmin sosyal sorumluluk ahlakı geliştirmesi bir yana, işbirlikçi politikacılar aracılığıyla toplumda var olan paylaşımcılık, sosyal adalet, insanları eşit görmek gibi insancıl duygular da, -yarışmacılığın önünde engel olarak görüldüğünden-, bilinçli olarak köreltilmektedir.

***

Türkiye’de egemen güçler ve onların iktidardaki işbirlikçileri tarafından topluma dayatılan ‘ekonomik liberalizm’ uygulama sonuçları açısından toplumsal ahlaksızlıkla eşanlamlıdır. Sermayenin özgürlüğü adına özellikle kırsal bölgelerde özelleştirmeler yoluyla devlete ekonomiden el çektirilmiş, istihdam olanakları kısıtlanmış, bir yandan ekime elverişli toprakların bölünüp küçülmeleri, öte yandan hayvancılığın kökünün kurutulmasıyla küçük topraklı ve topraksız köylüler kendi yazgılarıyla baş başa bırakılmıştır.

Anadolu’nun binlerce köyündeki yüz binlerce toprak işsizinin Türkiye İstatistik Kurumu verilerinde sayısal bir değeri bile yoktur.

AKP iktidarı, altı kapitalist, üstü feodal, ucube-kapitalist anlayışıyla bu olumsuz gelişme sürecine tüy dikmiştir. Kentte ya da kırda yaşıyor olsun, her insanımız ülkemizi, toplumumuzu “Çöl-Arabı” gözüyle değerlendiren ve eline aldığı her sorun elinde kalan bu iktidarın deprem yıkımları dahil hiçbir yaramıza merhem olamayacağını görmelidir.

Yoksa daha çok bina çöker tepemize, kerpiç üstüne kurduğumuz...

 

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (2 gönderilen)

avatar
abuzer kılınç
NE KADAR KOLAYCIYIZ!
ben 1961 doğumlu bir insanım. çok lüks bir binam ve evim olsada isterimki hemen onun yanında en az bir odada olsa kerpiçten yada işte topraktan bir evim olsun. insanların yüklenilmiş oldukları stresin acaba en büyük sebebi beton değilmidir. toprak ev huzur verir. insanın elektriğini alır ve dinginleştirir. hayata daha yumuşak ve insanca baktırır. kışın sıcak yazın ise serindir. ve doğal olarak. allah aşkına aklı eren ermeyen toprak evlere neden bu kadar saldırıyor. : kolaycılıktan ve esen rüzgara yaranmışlıktan.
eskiden annelerimiz toprak evlerimizi hafif ıslayıpta süpürdümü ne güzel kokar ve ne güzel serinlik verirdi.
ayrıca toprak bir evde ısınmak 1000 lira ise beton evde 2000-2500 liradır. bu miktarlar arasındaki para, enerji kaynak tüketimi farkını bi düşünelim.
sonuç olarak o dağ başlarınada betonarme evler yapmaktansa daha dayanıklı, kısmen toprak, kısmen beton yada daha başka malzemelerden faydalanarak toprak evler düşünüp bularak yapmak sanırım çok daha akıllıca olacaktır.
ha bir örnek vereyim. 1984 yılında sivas yıldızelinde köyde çalışıyordum. o türkiyenin en soğuk kenti ve köyüne amerikan sistemi denilen beton çatılı okul ve lojman yapmışlardı. ben sobayı yakıyordum, yakıyordum ısı beton çatının üçgenine yükseliyor ve ısınamıyordum. bende hep bu ne akılsızlık, bu ne düşüncesizlik deyip durmadan şikayetçi olurdum. tıpkı şimdi kerpiçten şikayetçi olunduğu gibi. ama bir farkla. ben bilinçli ve aklımı kullanarak. amerikanın en sıcak bölgelerinde böyle bir sistemin aşağıdaki sıcak havayı yukarı vererek içerinin daha havadar ve serin olabileceğini ama soğuğun anavatanı olan sivas yıldızelinde ise bunun aptallık olduğunu ve düşüncesizce bir yapı olduğunu düşünerekten.
hah birde edipin tanımını yapayım.
EDİP: kelime ziraatçisidir. kelimelerin ziraatini yapar.
aslı güzel olan halkıma ve onun yüce kurucusu m.kemal atatürk'e selam sevgi ve saygılarımla.
avatar
abuzer kılınç
kerpiç.
aslında kerpiç yapılar daha sağlıklı, daha sıhhi ve daha ekonomiktirler. ancak sağlam va tek katlı olurlarsa o dağbaşlarında tercih edilmelidirler. yazın serin, kışın sıcaktırlar. az bir enerji ile ısınır ve daha geç soğurlar.toprağın vucudumuzdaki elektriği almasından dolayıda stres yapmaz va huzur vericidirler. özellikle insanların yaşlılıkta arayıpta şehir hayatlarında ulaşamadıkları yapılardır. keşke hiç olmazsa 60 lı 70 li yaşlarımda kerpiç bir evim olsa. topraktan gelip toprağa gidecek olan insan için en iyi yapıdır. kerpiç evlerde teknolojiden ve günümüz malzemerinden de faydalanılarak sağlam ve depreme dayanıklı hale getirilebilir.
toplam: 2 | gösteriliyor: 1 - 2

Yorum gönder

  • Bold
  • Italic
  • Underline
  • Quote

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha
  • Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder
  • Sayfayı yazdır Sayfayı yazdır
  • Düz metin Düz metin

Tagged as:

Bu yazı için etiket yok

Bu yazıyı oyla

0
Powered by Vivvo CMS v4.5rc